Sahteleştirme üzerine bir tahlil




SAHTELEŞTİRME ÜZERİNE BİR TAHLİL VE MERAKLI BİR SUAL

Sadeleştirme yi tahrif, tağyir, ihanet, cinayet,hadbilmezlik, terbiyesizlik görmeyen birisi nur talebesi olamaz. Böyle bir kişi hakikatte kimin talebesi olduğunu iyi düşünsün. Başkasına bağımlı olup, araya perdeler, şahıslar koyup (fgulen gibi) nur talebesiyim diyenler, kurana ayine olan risalei nura ve ustada ihanet ediyorlar. Riyakârlık edip ikiyüzlü davranıyorlar.

sozde geniş daire hizmeti yapıyorlar, dar dairenin karar verebileceği,ve manen yetkisinde olduğu meselelere el atıyorlar. GENİŞ DAİREDE YAPILACAK HİZMETLER DAR DAİRENİN MEŞVERETİNDEN ÇIKAR bunu bile idrak edemeyecek kadar ahmakane hareket ediyorlar.

geniş daire den maksad mezheb genişliği midir ki, hizmet için her yol mübah sayılsin? Öyle anlaşılmış demek ki... peki başka hakk olmayan mezheplere bakalım, sadeleştirme tahrifatı na cevaz veren hangi mezhep var? BAŞKA DİNLER DE VAR MI DİYE BAKMAYALIM.O KADAR DA DEĞİL. BU KADAR DA MEZHEP GENİŞLİĞİ OLMAZ, OLAMAZ...

geniş daire hizmeti diye birçok hurafeyi nurcuların başına bela ettiler. uhuvvete zarar gelmesin,aynı zamanda bu kardeşleri daire dışına atmayalım diye başta ağabeyler olmak üzere bütün nur talebeleri yaptıkları şüpheli hizmetlere nazar-ı musamaha ile baktı. risale-i nuru sadeleştirme maskesi altında tahrif edecekleri kimin aklına gelirdi.gelmedi de...
bir diğer mesele ise nurun mesleğinde ağabeycilik yoktur diyorlar. evet Nurun mesleğinde ağabeycilik yoktur, fgulencilik hiç yoktur. şahsı manevi vardır. ağabeyler bu şahsı manevi nin en muteber mümessilleri dir. Şahısları nazara almadan nurlara müteveccih olanlar bu şahsı manevi nin mümessilleri dir. Cunki bu zatlar RİSALEİ NUR un hem iminde hem düsturlarında ehli ihtisas tır. BU ŞAHSI MANEVİ NİN MÜMESSİLLERİ "SADELEŞTİRME İHANETTİR, TAHRİFAT TIR" DİYOR..... RİSALEİ NUR HAKKINDA SÖZ SAHİBİ BU MUHTEREMLER DİR. BU ZATLARIN İTTİFAK ETTİĞİ BİR MESELEDE, BAŞKALARININ SÖZ HAKKI YOKTUR.

Bazen acaba yanlış mı yapıyorum diye düşünmüyor değilim.acaba fgulen o büyük zatlar dan olabilir mi? Cenabı hakkın istihdam ettiği o büyük alimlerin her birinin hem çocukluğu, hem gençliğinde mücizevari ahvalleri,fiilleri,hayat hikayeleri var. Dürüstlukleri, doğrulukları, ne pahasına olursa olsun, şeriattan zerre taviz vermemeleri, ve zamanın yaralarına göre kuranı, hadisleri tefsir etmeleri, ve tefsirlerin ve bıraktığı eserlerin eşsiz oluşu, ve ilmi eserler oluşu o zatların allah tarafından görevlendirilmiş olduklarını bila tereddüd, eserlerini ve hayat hikayelerini okuyan, duyan herkes kabul ediyor. Fgulen de maalesef ama maalesef bunları göremiyoruz.deliliniz nedir diye soruyoruz, ilmi hiçbir delil gösterilemiyor. Sadece rüyalar ve imanına delil olarak gösterilen gözyaşları...

cenabı hak birini görevlendirdiği zaman, o zatın eline, ehli imana gösterecek hüccetleri de verir. Bu hüccetler hem kalbi, hem aklidir. Sadece kalbi değil. İslam ve şeriat akli istintak edecek burhan ister yoksa reddedilir.hem akli, hem vicdani olmayan bir delili reddetmenin bir mesuliyeti yoktur.

Ben fgulenin muvazzaf bir zat olamayacağını, hamaset yaparak değil, delillerle, burhanlarla ispatlamaya, yanlış adamın peşine düşüldüğünü kanıtlamaya çalışıyorum. Elbette bu delilleri, deliller le çürütebilir siniz. Şahsımı nakıs göstererek değil.benim nakıs olmam, fasık olmam, hatta ve hatta imansız ve münafık olmam fgulenin muvazzaf birisi olduğunu doğrulamaz veya yalanlayamaz, hüccete bakınız...

Diyeceksiniz ki; fgulen muvazzaf bir zat olmasa bile ehli iman ve müslüman bir zattır, Gıybetini yapamazsın..bende o zaman şöyle söylerim; madem ki görevli değil, Risalei nuru tahrif vazifesini nereden ve kimden almış?

Şemsettin KILINÇ

devam edecek...



Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam9
Toplam Ziyaret31583
Üyelik Girişi
Tahrifatın Delilleri
Hava Durumu
Anlık
Yarın
16° 15° 11°